Bedenimi kaplayan hüzün...Ruhumu çepeçevre saran kırık düşler ve içimde senden bana arta kalan cam kırıkları... Hiç kimse dolduramaz yerini , dindiremez ayrılığın sessiz kalpteki haykırışını... Pencerenin önüne...
Sadece seni seviyorum kelimesimi bizleri hayata bağlayan? Yada sevginin erişilmezliğimi? Belki bir gülüş,belki bir dokunuş, Bazen kücücük bir tebessüm,bazen dokunmak,bazen hissetmek.... Yanında bulamamak aradığında , özlemek. Özlediğin için ağlamak,hıçkıra hıçkıra...
Hayat bir garip bu gün gözümde. İçimde bir şeylerin karıncalanmaları var. Adını koyamadığım bir duygu sinsilesi aklımı tırmalıyor. Hayat ne garip. Çalışmadığım sorular çıkarken...
Senin için ;Korkuydum…Korkunun kendisi olmak, korkuyu bekleme telaşından daha ürkütücü biliyor musun?Bu yüzden karanlık kuyusuna kendi ellerimle bırakıyorum kendimi.Senin için; Yaşam oLdum..Yaşamanın sana bu kadar...
Yüzünü özlüyorum, herhangi bir renkle değil kendi olan dudaklarım rengiyle. Ve hakkında ne düşünsem, herşey şiirselleşiyor. Sızlanmaya hakkım yok biliyorum. Ama senin yerine, bu aldatan...
Belki son gülüşüm bu dünyaya..sensiz, sessiz ve bir o kadar da umutsuz yarınlara.. sebepsiz gidişlerin mi yoksa kendini kaybetmişliğinin içindeki savurulan hayatın mı bunları sana...
Bir başıma bu kentin sokaklarında yürüyorum. Üşüyorum. Ne kadar uzaksan bana o kadar soğuyor hava. Sen yoksan, sıcaklık hep mevsim normallerinin altında. Bu yüzden meteoroloji...
Umudum merhaba...sana o kadar çok ihtiyacım var ki şu aralar bilemezsin...O kadar garip ve üzüntülü iki gün geçirdim ki....Diyordum ya hep hayatım filim gibi diye...
Şarkımı sonuna kadar açarak dinler oldum seni duymamak için,içimdeki sesini, malüm bu aralar sürekli konuşur oldun içimde...Nefes alırken yukarı kaldırıp başımı ve derin derin çeker...
Aslinda bunu sadece sen anliycaksin ama ben yinede ortalik yere yazicam, kus dili misali olucak iki bilen okuyacak digerlerine çok yavan gelicek ve bir enigmasi...
aslinda bir sofra artigisin sen genç ömrümün, papagan tünegisin olmusluklardan sadece tekarlari ögrenen, ana fikri olmayan düz yazisin sen ve ziftlesmis bir ruhun peltek konusan...